Kumkapı Hakkında

             Kumkapı, İstanbul'un tarihi yarımadasında, Marmara denizi kıyısındaki en güzel semtlerinden biridir. Yüzyılların izini taşıyan bu semtin Bizans dönemindeki adı, "küçük iskele" anlamına gelen "Kontoskalion" idi. Adını aldığı Kum Kapısı, Yedikule'den Ahırkapı'ya doğru gidildiğinde, Marmara kıyısındaki kent kapılarından beşincisiydi. O zamanlarda kum yüklü gemilerin yük boşalttıkları semt, her liman bölgesi gibi gemiciler içinde uzun yolculuklardan sonra dinlenme ve eğlenme noktasıydı. Kumkapı, tarihinin ilk günlerinden bu yana balıkçıları ve meyhaneleri ile ün yaptı. Yüzyıllar öncesinde kurulduğu tarihten beri aynı amaca hizmet ediyor.

Kumkapı Hakkında

             Bir ana cadde ve üzerinden geçen demiryolu ile sahilden ayrılan semt, büyük bir balık halinin, içinde Roman orkestralarıda olan devamı gibi. Balıkçılar çarşısından alınan taze balıklar, akşam olup da müşterisini bulmayı bekliyor.

             Ermeni Patrikliği, Aya Kiryaki(Rum), Panaghia Elpis(Rum), Surp Harutyan(Ermeni) kiliseleri de Bizans, Osmanlı ve yakın zamana kadar yoğunlukla Ermeni ve Rumların yaşadığı bu semtte yer alıyor. İstanbul'un Osmanlılar'a geçmesinden sonra Fatih Sultan Mehmet, Rumlara karşı denge unsuru olarak kente getirttiği Ermenilerin bir bölümünü Kumkapı'ya yerleştirmiş. Kumkapı'da tarihi bakımdan en önemli eser olan Bizans yapısı ise Studion Manastırı'ndan günümüze ulaşan Ayios İoannis Kilisesi. 15.yüzyılda camiye çevrilen ve 1894 depreminde yıkılan yapının İstanbul'un ilk kilisesi olduğu sanılıyor. Kumkapı'da iki de Mimar Sinan eseri var. Abdi Çelebi Camii'sinin sonradan yeniden yapıldığı için aslıyla pek ilgili yok. Ağa Hamamı ise imalathane olarak kullanılıyor.

Kumkapı Hakkında

             Kumkapı, tarih boyunca İstanbul'un birçok semtinde olduğu gibi yangınlar geçirmiş. Önceleri ahşap evlerden oluşan semt, 19.yüzyılın ikinci yarısından sonra kagir evlerle dolmuş. İki, üç ya da dört katlı, çıkmalı, küçük arka bahçe ya da taşlıklı sıra evler, Kumkapı'nın yangınlardan sonraki dokusunu oluşturmuş.

             Kumkapı'da meyhanecilik Rumlarla başlamış. Yorgo, Minas ve Kör Agop buranın en eskileri. Kör Agop, torunu Daniel'in işletmesini hala sürdürdüğü meyhanesini daha ucuza rakı içebilmek için 1938'de açmış. Agop Usta'nın karısı Marta'nın yaptığı mezelerle ünlenen meyhane, terbiyeli balık çorbası, akciğer yahnisi gibi lezzetleri de İstanbul meyhane kültürüne katmış. Kumkapı Derneği Başkanı Kemal Duranoğlu, "Eskiden şimdiki sazlı sözlü bir eğlence yokmuş ama meyhanede bir kişi kadehini kaldırdığında bütün meyhane ona karşılık verirmiş." diye aktarıyor o günleri. Herkesin birbirini tanıdığı bu meyhanelerde servis için tabak değiştirilmezmiş. Zaten Kumkapı'nın meyhanelerinde meze sayısıda üçü geçmezmiş. Karides ayıklanmadan verilir, çekirdek gibi ayıklanarak yenirmiş. Meyhanelerde buz kullanılmadığı gibi içkiler kuyularda soğutulurmuş. Kumkapı'daki her meyhanenin altında bir kuyu olduğunu öğreniyoruz.

             Kumkapı meyhanelerinin ortak özelliği, çoğu Rumlardan kalan tarihi binaları mesken tutmuş olmaları. Yüksek tavanlı meyhane salonlarında eğlence bu sebeple kalabalığa rağmen rahatsız edici değildir.

Kumkapı Hakkında

             1994 yılında Kumkapı'nın trafiğe kapatılarak turizm alanı haline getirilmesi, semt için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Yanan Galata köprüsündeki işletmelerinde Kumkapı'ya kaymasıyla eğlence ve meyhane kültürü çeşitlendi ve gelişti. Hızlı gelişimin etkisi ile bir zamanlar tatsız olaylar ile gündeme gelmiş olsa da bugün Kumkapı esnafı, semtlerini yine eski günlere döndürmek için el ele vermiş durumda. Geleneksel Türk eğlence kültürünün sembolü olan Kumkapı, bundan yaklaşık 5 yıl önce bu özelliğini yitirmeye başlamıştı. Fiyatlar yüksek olduğu için yerli müşteri azalmış, medyaya da yansıyan kapkaç, kavga ve meşhur Kumkapı cinayeti gibi olaylar turizm acentelerinin ayağını mahalleden kesmişti. Otopark olmaması bir dert, meyhane önlerindeki ısrarcı çığırtkanlar başka bir dertti. Ama bunların hepsi 5 sen öncesinde kaldı. Bügün İstanbul'un bu tarihi eğlence mahallesi eskisini unutturan bir çehreye kavuştu. Bir dernek kurarak bir araya gelen meyhane sahipleri otoparkı, özel güvenliği ve kaliteli hizmetiyle eski Kumkapı'ya modern bir giysi giydirdi. Bir dönem civarında yaşanan olayların bile mal edildiği eğlence mahallesi şimdi süt liman. Kumkapı, kadın kadına eğlenmek isteyenlere, iş yemeklerine, öğrenci toplantılarına yeniden bir seçenek oldu. Duranoğlu, bugün Kumkapı'nın her kesime hitap ettiğini, her bütçeye uygun mönü hazırlandığını söylüyor. Sağlık bakanlığı tarafından yapılan kontrollerde tam puan alan Kumkapı meyhanelerinin personelininde sağlık denetimlerini dernek üstlenmiş durumda. Bugün Kumkapı Geçidi'nden adım attığınız andan itibaren hem sahil kasabasının güvenli ve sıcak havası hem de geleneksel fasıl eğlencesinin hası çarpıyor yüzünüze.

Kumkapı Hakkında